Tokens — Page 57

In other news...

Bu arada Time yılın insanı olarak Putin’i seçmiş. Rusya’yı yeniden büyük bir güç yaptığı hatırlanırsa doğal geliyor. Time’ı bazı haberlerinde aşırı Şarkiyatçı bulsam da okumayı seviyorum. Üniversiteye ilk girdiğim sene bir mektup yollamıştım dergiye, okuyucu köşesinde yayınlamışlardı. 17 yaşımda 15 dakikalık ün :)
Bir de geçen sene siz’i seçmişlerdi, web 2.0 ve sosyal ilişki sayfalarına gönderme yaparak. Bu sene feysbuk ve benzerlerinin başarısını görünce ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılıyor. Acaba bir sonraki “büyük şey” ne olacak :)

Bir yaşıma daha bastım

Melankolik zamanlar. Noel tatili ve dönemin bitmesi nedeniyle gavurlar ayrılınca konteynır köyünde bir avuç Türk kaldık. Ayrılırken hüzünlendik, son saatleri birlikte geyik yaparak, gezerek geçirdik. Tebeşirle etrafı boyadık, çizgi bile oynadık :)

<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://3.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R3FrZ3hgMlI/AAAAAAAAAco/SLaJHTLKddQ/s400/DSCN8274.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5148013941206561362” />Kim derdi ki 23 yaşıma birkaç gün kala Danimarka’da bir Koreli ve bir Amerikalı ile çizgi oynayacağım :) Oyun fikri Koreli’nin bu arada. Evrensel çocuk oyunları listesine bir ekleme daha. Etrafı boyadıktan sonra oyun oynama zamanı. (resimde Lee, Robbie’ye oyunun kurallarını hatırlatıyor :)).

<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://2.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R3FtRnhgMmI/AAAAAAAAAcw/wnhCqeObCjU/s400/DSCN8297_1.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5148015998495896162” />Maria. Uykuluyum çekme derken.


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://2.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R3FuXnhgMoI/AAAAAAAAAdA/qr23A_xVmn0/s400/DSCN8301.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5148017201086739074” />Lee’yi uyandırmaya çalışıyorum.


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://4.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R3FuYHhgMpI/AAAAAAAAAdI/y_QrHrxN45A/s400/DSCN8303.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5148017209676673682” />Veda zamanları.


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://1.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R3FuYXhgMqI/AAAAAAAAAdQ/6QSzSvZldSU/s400/DSCN8326_1.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5148017213971640994” />Bu da yolculuğu simgelesin. Aslında benim de Türkiye’ye dönmeme fazla kalmadı. Bunun için heyecanlıyım :)

Rails Gems

Şu an çalıştığım bir projede rails kullanıyorum. Resim işleme için *nix’lerde ImageMagick programını kullanan bir kütüphaneyi kurmam gerekti. Gem yöneticisini kullanarak kütüphaneyi kurdum:

$ sudo gem install mini_magick
Successfully installed mini_magick-1.2.3
Installing ri documentation for mini_magick-1.2.3...
Installing RDoc documentation for mini_magick-1.2.3...


Bundan sonra kütüphanenin doğru kurulu olup olmadığını denemek için ruby kabuğunu çalıştırdım ve kütüphaneyi eklemeye çalıştım:

$ irb
irb(main):001:0> require "mini_magick"
LoadError: no such file to load -- mini_magick
from (irb):1:in `require'
from (irb):1


Anladığımız kadarıyla ruby kütüphaneleri bulamıyor. Hımm, nerede acaba bu kütüphane dosyaları?

$ sudo gem contents mini_magick
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/MIT-LICENSE
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/History.txt
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/Manifest.txt
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/README.txt
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/Rakefile
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/init.rb
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/lib/image_temp_file.rb
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/lib/mini_magick.rb
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/test/actually_a_gif.jpg
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/test/not_an_image.php
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/test/simple.gif
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/test/test_image_temp_file.rb
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/test/test_mini_magick_test.rb
/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/test/trogdor.jpg


Tamam, yerini artık biliyoruz. Şimdi tekrar deneyelim:

irb(main):005:0> require '/usr/lib/ruby/gems/1.8/gems/mini_magick-1.2.3/lib/mini_magick.rb'
=> true


Sorunun path’lerle ilgili olduğundan artık eminiz. Biraz araştırma yapıp RubyGems dökümantasyonunu buluyoruz. Yazılanlar kısaca şöyle: RubyGems, sürüm sisteminden dolayı kurulan kütüphaneleri direk kütüphanelerin bulunduğu dizine değil de sürümüne göre ayrı dizinlere koyuyor. Bu yüzden ruby’ye özellikle nerede bulunduklarını söylemek gerekiyor. Bunu otomatik olarak rubygems kütüphanesi yapıyor, doğru sürümdeki kütüphaneleri ruby’ye anlatıyor. Bunu sağlamak için birkaç yol var, mesela bir tanesi rubygems kütüphanesini eklemek, bir ikincisi ve kolay olanı ise RUBYOPT çevre değişkenini tanımlamak:

$ export RUBYOPT=rubygems
$ irb
irb(main):001:0> require 'mini_magick'
=> true


Artık kütüphaneyi kullanabiliriz.

Malmö Tekrar

Cuma günü ikinci kez Malmö’ye gittim. İlk gidişimde Türk grubuyla gitmiştim, bu sefer üç Alman ve bir Avustralyalı arkadaşla gittik. Malmö Kopenhag’a çok benzeyen bir şehir, zaten Öresund Köprüsü gibi bir göbek bağıyla bağlılar. İsveç’ten Kopenhag’a ve buradan da karşı tarafa iş için hergün seyahat edenler var. Malmö Kopenhag’a çok benziyor, bizim için önemli olan farkları buradan daha ucuz olmaları :) Kültür ve sanat yönünden en az burası kadar iyiler, günün son bölümünde Malmö müzesine gittik ve sokaklarda yürürken karşılaştığımız sanat galerilerini gezdik. Avrupa’da genel olarak müzeler ve sanat merkezleri yaşayan mekanlar, oturup dinlenme yerleri ile, sürekli değişen ve insanı çeken gösterimleri ile… Yine bol fotoğraf çektim. Bu işte iyi olamayacağım galiba ama çekmeyi seviyorum :)

<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://3.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R2SkeHhgMgI/AAAAAAAAAcA/Z2y0VhMk7LY/s400/DSCN8169_1.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5144417511686550018” />Yine Torso gökdelenine çıkmayı denedik ama buradaki bir seminere gelen birkaç arkadaşı ikna etmeyi başaramadık :) Halbuki en masum bakışımızı takınmıştık.


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://4.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R2SkeXhgMhI/AAAAAAAAAcI/HV3hDUGBrJc/s400/DSCN8222.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5144417515981517330” />
Biz de gece lambası altında fotoğraf çektirdik.

<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://1.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R2SkenhgMiI/AAAAAAAAAcQ/g4fHv4TOWTw/s400/DSCN8223.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5144417520276484642” />


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://3.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R2SkfHhgMjI/AAAAAAAAAcY/MwPSDL_5bf8/s400/DSCN8212_1.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5144417528866419250” />Yine gece çekimlerimden biri.


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://4.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R2SkfXhgMkI/AAAAAAAAAcg/ed3O4U0Gxn8/s400/DSCN8217_1.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5144417533161386562” />Ağaç süslemeleri. Önde Martina ve Dan fotoğraf çekiyorlar. Fotoğraf çekerken fazla kıpırdamadıklarından net çıkmışlar.

Geri döndüm :)

Yoğun geçen (bkz. uykusuz geceler) birkaç haftanın ardından yazmaya devam edebilirim. Kafamda yazmak istediğim onlarca konu, zamanım olsa da çevirsem dediğim bir sürü yazı var. Bir önceki yazıma Paul Graham’ın bir yazısını çevirip koydum. Yazmak istediğim konulardan en önemlisi ise Türkiye’nin geri kalmışlığı konusu. Sınav zamanlarında bile tipik Türk kahvehane sohbetlerine benzer sohbetlerimiz oluyor Danimarka’da, her gece ülkeyi kurtardığımız. Avrupa’da bir şekilde haberleri izliyoruz, yaşanan tartışmaları takip ediyoruz ve böylece Türkiye ile buraları karşılaştırma imkanımız artıyor. Ben de sanırım kendi ülkemi daha iyi anlamaya başladım buralara geldikten sonra. Bu konuda kesin bir yazı yazmam gerekiyor, ama oldukça zor bir konu, yazınca buraya ekleyeceğim.

Burada en sevdiğim olanaklardan biri şehirde her zaman sana benzer zevkleri olan insanlar bulabiliyor olman. Ekonomik açıdan da bir sorunları olmadığı için pek çok alanla ilgilenen insanlar bulabiliyorsun. Geçen hafta pazar günü flickr Kopenhag grubundan birkaç kişi buluşup kış ışıkları turu düzenledik, üçayak ile bol fotoğraf çektik. Gruptan 4 kişi şehir merkezinde bir kafede buluştuk ve öncesinde sohbet ettik. Karanlık için fazla beklememize gerek yoktu çünkü Kopenhag’a şu aralar 3 gibi karanlık çöküyor. Şehir noelin de yaklaşması nedeniyle ışıklandırıldı ve şehrin ortasındaki Kongens Nytorv adlı meydan buz pisti haline getirildi. Gruptan D-SLR makinesi ve lens parçaları olmayan tek kişi bendim. Karanlık çökünce makinemim odak açıklığı ışık için yetersiz olduğu için sürekli uzun pozlama çekmek zorunda kaldım. Diğer arkadaşlar ise daha hızlı çekim yapabildiler. Diğer taraftan uzun pozlama da güzel fotoğraflar çıkartıyor, bunu öğrendim. Bu arada ilk defa doğru düzgün üçayak kullanıyordum, ilk seferde makinemi ters takmışım :) Diğer fotoğrafçılardan birinin yardımı ile doğru takmayı başarabildim. Fotoğraflara geçiyorum şimdi:


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://2.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R2Clri55M1I/AAAAAAAAAbY/p7miFkTUrXY/s400/DSCN7891.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5143292941979693906” />Kongens Nytorv, şehrin ana meydanlarından biri. Buz pistini daha büyük bekliyordum aslında, çünkü meydan baya büyük ama pisti görünce hayal kırıklığına uğradım. Şehrin çeşitli noktalarına halk için buz pistleri oluşturulmuş durumda, yakınlarında bir de paten kiralayabileceğiniz mekanlar oluyor pateni olmayanlar için. Geçtiğimiz günlerde bir buz pateni etkinliği yapıldı ama zamanım olmadığından katılamadım.


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://4.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R2ClsC55M2I/AAAAAAAAAbg/iDvM0_d65hA/s400/DSCN7914_2.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5143292950569628514” />Soldaki bina tiyatro ve onun arkasındaki ise Magasin isimli bir mağaza. Uzun pozlama, araba ışıkları düz çizgi halini almış :)


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://1.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R2ClsS55M3I/AAAAAAAAAbo/Dkt6mfjW7Uw/s400/DSCN8036.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5143292954864595826” />Hemen yakınlardaki Nyhavn limanı. Etrafında çok güzel evler var. Aslında tam bir liman sayılmaz, kanallar sayesinde içeri girebilmiş bir yer burası.


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://2.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R2Clsi55M4I/AAAAAAAAAbw/zrIPaLla7PA/s400/DSCN8063_1.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5143292959159563138” />Yukarıdaki fotoğrafta bakılan yerden çekilmiş bir fotoğraf. İleride ilk çekim yaptığımız meydanın ışıları görünüyor.


<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://1.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/R2CltS55M5I/AAAAAAAAAb4/QH2RBMzE4m8/s400/DSCN8083_1.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5143292972044465042” />Ve Kopenhag’ın ünlü opera binası. A.P. Moller & Maersk isimli dünyanın bir numaralı deniz taşımacılığı şirketi tarafından Danimarka devletine hediye edilmiş (konu açılmışken, Danların bir numara oldukları bir başka konu da Rüzgar enerjisi santralleri). Şimdi aynı şirket bir tane köprü de yapacak, operayı şehre bağlayan. Denize yansıyan renkli ışıklar hoşuma gitti bu fotoğrafta.