Tokens — Page 53
Engelsiz ODTÜ Topluluğu
Dizüstü bilgisayarlarda Linux
Linux’un en zayıf olduğu noktalardan biri dizüstü bilgisayarlar. Eğer nispeten yeni bir dizüstü aldıysanız çözümü zor sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Durumunuz seçtiğiniz dağıtımla da ilgili aslında. Daha önce Ubuntu kullanıyordum ve kablosuz kartı tanıtmak için ndiswrapper denilen bir hack (çözümü güzel olmayan demek) sayesinde Windows sürücüleri ile donanımı kullanıyordum. Gerçi daha sonra madwifi bir yama ile donanımı kullanabilmemi sağladı ama yine de birkaç ay kaynak kodları açık olmayan sürücüler kullanmak zorunda kaldım. Şimdi Debian’a geçtim, bu sefer sorunlarım daha da büyüdü. lspci ile0a:09.2 Mass storage controller: Texas Instruments 5-in-1 Multimedia Card Reader (SD/MMC/MS/MS PRO/xD)
olarak görülen tümleşik kart okuyucum çalışmıyordu. İnternetten biraz araştırdıktan sonra tifm ile başlayan birkaç çekirdek modülünün bende eksik olduğunu gördüm. Anlatılanlara göre 2.6.22 sürümleri ile bu modül çekirdeğe entegre edilmiş. Şimdi yeni çekirdek derliyorum.
Bu arada, çeşitli donanımlarınızın linux tarafından desteklenip desteklenmediğini öğrenmek için Linux Device Driver Check Page sayfasına bir göz atabilirsiniz. Eminim oldukça yardımcı olacaktır. Bunun dışında tabi Ubuntu Laptop Test Takımı ve Linux on Laptop da ilk bakmanız gereken sitelerden olmalı.
Kolay gele.
On Writing: A Memoir of the Craft, by Stephen King
Bu ay yazmak ile ilgili okuduğum ikinci kitap. Ayın başında kardeşimden rehin alarak Orhan Pamuk’un “Babamın Bavulu” adlı ödül konuşmalarını içeren kitabını okumuştum , şimdi ise Stephen King’in “On Writing: A Memoir of the Craft”ını okuyorum. iki kitap da güzel kitaplar, ünlü yazarlar kendilerini birer insan olarak okuyucuya açıyorlar.
Stephen King’in kitabı biraz otobiyografi aslında, hayatındaki çeşitli olayları ve yazarlığı sırasında karşılaştıklarını anlatıyor. Çocukluğundan itibaren anlatılan yer yer komik olaylar var. Romanlarındaki akıcılık bu anı-biyografi-yazarlık kitabında da aynen devam ediyor. Okuyucuyu hiç sıkmıyor ve akıcı bir şekilde ilerliyor kitap. Daha cok biyografi-anı tarzındaki ilk bölümden sonra King yazar olmayı, ya da daha çok kendisinin nasıl yazarlık yaptığını anlatıyor. Hem Orhan Pamuk’ta hem de bu kitapta bulduğum, oldukça sıkı bir çalışmanın gerektiği. Günde 10 saat bir odada konsantre olmak insana zor geliyor ve usta bir yazarın buna ihtiyaci olmadıgını düşünüyor olabilirsiniz ama ustaların da yaptıkları tam olarak bu.
Bunun dışında eğer Stephen King’in birçok romanını okuduysanız onun bilim kurguya ve korku türüne nasıl ilgi duymaya basladığını da bu kitaptan öğrenebilirsiniz. Diğer taraftan yazarlık konusunda anlattıkları bize biraz uzak gelebilir (ABD’de yaşıyorsanız ayrı).
Her halükarda Stephen King hayranlarının okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum.
iyi okumalar.
Uzun bir suredir bilincli olarak okumadigim bir yazardi kendisi. Hatirladigim kadariyle en son lisede Oteki Renkler’ini okumus ve adami birakmistim.
Leading up to the First World War
... A series of crises occurred during the years 1905-1914, and although in each case war was averted, increasing bitterness followed each diplomatic defeat, and increasing arrogance, each diplomatic victory. The losers resolved not again to be outwitted; the winners, to press their advantages while the opportunity lasted.
From History of Europe since 1815, Henry Littlefield. Barnes & Noble, 1971.

