Tokens — Page 61

expected declaration specifiers or '...' before myType

[English follows]

Merhabalar !

Biliyorum uzun süredir yazmıyordum, en son 7’sinde yazdığıma göre 3 haftadır benden tık yok :) Neyse, bu mesajla ölmediğimi kanıtlamış olayım. Son yazımdan beri baya bir gelişme oldu. Uzun süredir yapmak istediğim Interrail seyahatini gerçekleştirdim. Bir hafta boyunca Amsterdam, Brüksel, Paris, Köln ve Hamburg’u gezdik. Çok zevk aldım, fotoğrafları bir ara buraya yollayacağım. Artık darısı gelecek yaz için planladığım Trans-Sibirya ve Çin gezisinde :) Gelmek isteyenler elime mum diksin bu arada :)

Yine uzun süredir teknik bir konuda yazı yazmamıştım, yeni yerlerin heyecanı daha baskın çıkmış, gezi ve gözlem yazıları yazmıştım. Şimdi tekniğe geri dönüyorum.

Efenim bazen bir programı derlemeye çalıştığımızda derleyici hatalarını anlamakta zorlanırız. Bu yazı o hatalardan birini aydınlatmaya yönelik olacak. Aldığımız hatamız şu:

expected declaration specifiers or ‘...’ before ‘myType’

Bu hatayı almamıza yol açan kod şöyle olabilir:

int myFunc(int arg0, myType arg1);

Burada bir fonksiyon prototipi tanımlamışız ama derleyicimizin bize kızmasına bakarak birşeylerin ters olduğunu anlıyoruz. Derleyicinin “declaration specifier” derken kastettiği şey aslında fonksiyon argümanlarının tipi. Burada derleyici myType’ın bir tip değil parametre ismi olduğunu düşünüyor (arg0 ve arg1 gibi). Bunun nedeni bu tipi bilmiyor olması. ‘…’ derken ise beklediği tipin bir literal da olabileceğini (int, float vs.) anlatıyor. Sorunu çözmek için kullandığınız tipi nerede tanımladığınıza bakın. Eğer bir kütüphanede ise kütüphaneyi gözden geçirmeniz, doğru eklemeniz gerekiyor. Derleyiciye kullandığınız tipin nerede olduğunu gösterince sorununuz çözülecektir.



[English Version]

This article is about a specific compiler error. I want to shed some light on an error I had received many times before. The error is, like in the title,

expected declaration specifiers or ‘...’ before ‘myType’

This error may be resulting from a code excerpt such as:

int myFunc(int arg0, myType arg1);

Here we are declaring a function prototype. What compiler means when it says it expects a “declaration specifier” is that it doesn’t know what type myType is. The compiler than assumes that myType is a parameter name (like the name in “int myName”) and thinks that parameter type is missing. Thus, it expects a declaration specifier before my parameter name. The type can also be a literal (like int etc.) , I think this is what is meant by ‘…’ from the message. If only the compilers were more understandable :) Anyway, to remove this bug and compile your code, you have to show the compiler where your type is. If you are using a library, check your library and how you include it. After that you should be fine.

Hayatımın geri kalanını

Lyngby’de geçirebilirim.
<div style="text-align:center;clear:both;">

<p style="clear:both;">İstasyon’da</p>


<p style="clear:both;">Dyrehaven Geyik Parkı</p>


<p style="clear:both;">Bunların zamanı gelmiş herhalde :)</p>


<p style="clear:both;">(renk derinliği güzel olmuş)</p>


<p style="clear:both;">Ağaç sevgisi</p>


<p style="clear:both;">Küpler</p>


<p style="clear:both;">Taarbek Sahili</p>


<p style="clear:both;">Danimarka bisikletliler için bir cennet. Otoyolun kenarında bile bisiklet yolu var.</p>


<p style="clear:both;">Ve kaçınılmaz olarak gün batımı.</p>
</div>

Biraz tarih, siyaset vs.

Danimarka’ya gelmeden önce buralar hakkında çok da iyi bir bilgiye sahip değildim. İşte sosyal devletlerinden, biraz tarihlerinden filan haberdardım ama bu bilgiler biraz basmakalıp bilgilerdi, takdir edersiniz ki. Dışarıdan bakınca olaylar daha farklı görünüyor, içeriden baktığınızda ise resmin tamamını görebiliyorsunuz belki de. Hazır buralara gelmiş, Kronborg kalesinde bir rehberin peşine takılmış ve tarih bilgimizi ilerletmişken bunları unutmadan internete taşıyayım dedim. Okuyacaklarınız tarih ve siyaset konularında olacak, bunları sevmiyorsanız daha önceki yazılarımdaki resimlere bakabilirsiniz :)

Uyarımı yaptıktan sonra asıl konuma başlayabilirim. Şimdi Danimarka’yı nereden bilebilirsiniz acaba? Kopenhag kriterleri, deniz kızı heykeli, güncel olaylardan peygamber karikatürü krizi, PKK’nın yayın organı Roj Tv’ye izin vermeleri vs. vs. Herhalde Danimarka’nın İskandinav ülkelerinden biri olduğunu da biliyorsunuzdur. İskandinavya terimi baya muğlak bir terim aslında. Eğer tam anlamında kullanırsanız Danimarka, Norveç ve İsveç’i içine alan bir terim olmasına rağmen Finlandiya ve İzlanda da genelde İskandinavya bölgesine dahil ediliyor. Bu ülkelerin ilginç özelliklerinden biri hepsinin bayrağının birbirine çok benzemesi, temel olarak sadece renkler farklı. İskandinavya bölgesini kapsayan daha geniş birlik aslında Nordic Council (Türkçe’sini bilmiyorum, özür) denilen bir birlik, İskandinavya kabul edilen İsveç, Norveç ve Danimarka’nın yanında Finlandiya, İzlanda vs. de bu birliğe dahil. Tarih süresince İskandinav ülkeleri ya bir birlik halinde olmuşlar ya da en azından bunun için savaşmışlar. Birliğin başlangıçı ise 1300’lerin sonlarına dayanıyor, ve tabii o zamanlar baya bir popüler olan bir yönteme: Asillerin evliliğine. İskandinav birliğinin oluşmasında başrolde Danimarka prensesi 1. Margaret var (bu da aslında Danimarka’yı birliğin lideri yapıyor). 1. Margaret (şu anki kraliçeleri 2. Margaret bu arada) Danimarka prensesi iken 10 yaşında Norveç kralı 6. Haakon ile evleniyor (rehberimizin Margaret betimlemesi: “She was a tough one”). Ondan daha sonra Olaf adında bir çocuğu oluyor. 1375’de Margaret’in babası Danimarka Kralı ölünce Prenses Margaret ablasının kocasını ve oğlunu alt ederek kendi oğlu Olaf’ı Danimarka kralı yaptırıyor (bu sırada dönen entrikalara hiç girmeyeyim izin verirseniz). Olaf, babası ölünce Norveç’in de kralı oluyor bundan 5 sene sonra, 1380’de. Olaf görünürde yönetimde ama bizdeki sultanlara benzer bir şekilde (bkz. Hürrem Sultan) ülkenin tam kontrolü annesinde. Margaret Norveç ve Danimarka yönetimi ile ilgili sorunları çözdükten sonra İsveç’i zor kullanarak işgal ediyor ve böylece Kalmar Birliği tamamlanmış oluyor. İsveç bu durumdan pek hoşnut değil ve tarihleri boyunca Danimarka ile sürekli savaş halinde oluyorlar, zaten burada da İsveç halen tarihsel rakip olarak görülüyor. Norveç’in halini ise pek anlamıyorum, kendi içlerinde biraz otonom oluyorlar ama eski Norveç topraklarından İzlanda, Greenland gibi yerler direk Danimarka’ya bağlanıyor. 1814’e kadar Norveç Danimarka’ya bağlı kalıyor, daha sonra bir 90 sene kadar da İsveç kralına. Danimarka, Norveç ve İsveç gibi topraklarını kaybedince küçük bir alanda kalıyor aslında. Buradaki Danimarka sunumlarına çoğunlukla bu fikre rastladım, işte “çok toprak kaybettiğimiz için verimli bir tarım, sanayi ve yönetime sahip olmamız şarttı” deniyor Danlar tarafından. Zaten Danimarka’nın ulusal mottolarından birisi şu: “We try harder”. Kendilerini İskandinavya’nın tarihsel sahibi olarak görüyorlar ve diğerlerinden daha iyi (ve farklı) olduklarını vurgulamaya çalışıyorlar.

Durum bundan ibaret aslında, Danimarka şu an en eski kraliyetlerden biri, ve eski ihtişamını kaybetmiş olsa da halen çok gelişmiş bir ülke (güncel olay: Danimarka Uluslararası Şeffaflık Örgütü Raporunda ilk sırada, Türkiye ise 64.).

Dipnot olarak ekleyeceklerim var.
Bu 1. Dipnot olsun: Çok ilginç konulardan birisi 1300’lerden bu günlere Avrupa yönetimi ve ilişkiler. Yine bu yazımda da belirttiğim gibi asiller arası evlilikler vs. çok miktarda var, evlilik ittifak yapmak için ön şart gibi birşey. Bu konuda daha fazla bilgi ve dönen entrikaları öğrenmek için örneğin Catherine De Medici‘nin hayat hikayesi okunabilir. Birkaç sene önce bir çok satan vardı zaten bu konuda. Bir başka ilginç (ve sonu hüzünlü) evlilik hikayesini ise Fransız Devriminin mimarlarından (!) Marie Antoinette‘in hayatında bulabilirsiniz. Yine bu konu da popüler kültür tarafından sahiplenilmişti, çok satan kitabın yanında Kirsten Dunst’ın oynadığı ve benim de izleme listemde olan Marie Antoinette isimli filme bakabilirsiniz.

2. Dipnot: Yine çok ilginç konulardan biri ise Habsburg Hanedanlığı. Bu aileyi doğrusu daha çözebilmiş değilim. Avrupa’nın neredeyse tamamı bu ailenin kontrolü altında imiş. Vikipedi sayfasında anlatıldığında göre Alman, Avusturya Kralları, Batı Roma İmparatorları, Macaristan, Hırvatistan, Portekiz, İspanya kralları ve daha birçok yönetici (dükler vs.) bunlardan çıkıyor. Eğer bu durumu anlayabilirsem bir gün bu konuda bir makale yazacağım :) söz.

Dönüş Yolunda

Yorgunluktan kırılmak. Öresund köprüsünü gece olduğu için göremedik pek. Hoş, zaten halimiz de yoktu ya.

<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://3.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/Rv70AxCjurI/AAAAAAAAAN0/f8IX6nZOLKQ/s400/DSCN6070.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5115794520740706994” />Tren penceresinden yansıma.

<img style=”display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;” src=”http://4.bp.blogspot.com/_AZvuJ9kmERM/Rv7xJBCjuqI/AAAAAAAAANs/CwKlZopqkZ0/s400/DSCN6066.JPG” border=”0” alt=”“id=”BLOGGER_PHOTO_ID_5115791363939744418” />Bu da bizim tayfa.