Tokens — Page 23

trivia - How do you like them apples?

"How do you like them apples?", also shortened to, "How do you like them?" or, "Them apples", is a phrase used to gloat or to express bemusement. In both senses, the phrase acts as a rhetorical question. The origin of this idiom is uncertain. The phrase experienced a resurgence after being said by Matt Damon in the 1997 movie Good Will Hunting.



from Wikipedia.

trivia - Dream argument

The "dream argument" is the postulation that the act of dreaming provides preliminary evidence that the senses we trust to distinguish reality from illusion should not be fully trusted, and therefore any state that is dependent on our senses should at the very least be carefully examined and rigorously tested to determine if it is in fact "reality."
[...]
In the East, this type of argument is well known as "Zhuangzi dreamed he was a butterfly" introduced by Zhuangzi. It relates that one night Zhuangzi dreamed that he was a carefree butterfly flying happily. After he woke up, he wondered how he could determine whether he was Zhuangzi who had just finished dreaming he was a butterfly, or a butterfly who had just started dreaming he was Zhuangzi. This was a metaphor for what he referred to as a "great dream."



from Wikipedia.

Beirut - Nantes

Can’t stop thinking about this song in the last few days. Brings back the memories I had while backpacking in Europe.
<div style="width: 425px; margin:auto;">
</param></param></param></embed></div>

Nantes, by Beirut


Well it’s been a long time, long time now
Since I’ve seen you smile
And I’ll gamble away my fright
And I’ll gamble away my time
And in a year, a year or so
This will slip into the sea
Well it’s been a long time, long time now
Since I’ve seen you smile

Nobody raise your voices
Just another night to mourn to
Nobody raise your voices
Just another night to mourn to

“Oh non je t’en prie, nous ne sommes pas chez nous.
-Oh je t’assures que ce n’est pas grave.
-Non laisse moi !
-Qu’est-ce que tu as aujourd’hui ?
-Je sais que les hommes me d’goutent. Vous ne pensez qu’a”

Well it’s been a long time, long time now
Since I’ve seen you smile
And I’ll gamble away my fright
And I’ll gamble away my time
And in a year, a year or so
This will slip into the sea
Well it’s been a long time, long time now
Since I’ve seen you smile

BAŞARIM09'un Ardından

Az önce konferanstaki ikinci ve son sunumumu yaptım. Paralel (koşut) uygulamalarda hata ayıklama konusunu özellikle MPI kütüphanesini ele alarak inceledim. Sunumu buraya ekliyorum, umarım birilerine yardımcı olur.

<div style="width: 425px; text-align: center; margin: auto" id="__ss_1276389"></embed></div>

Sunumun komik olaylarından biri benim de bildiri sunduğum oturumda oldu. Üç tane ayrı konuşmacı vardık ve üçümüz de aynı konuda bildiri sunmuştuk. İngilizcesi “itemset” olan terimi üçümüz de farklı şekilde Türkçe’ye çevirmişiz. Ben “nesne kümesi”ni kullandım, Bilkent’ten Cevdet Hoca ve Eray “kalemkümesi” ve TOBB’dan bir başka arkadaş da “öğe kümesi” olarak çevirmişler aynı terimi. Bu ilginç bir durumdu. Bu türden Türkçe konferanslar arttıkça bir çeviri öne çıkacak ve diğerlerini geçecek bence. Zamanla seçeneklerden birisi baskın olacak.

Gala yemeği sırasında oturduğum masaya bir devlet kurumunda çalışan bir bayan oturdu. Kurumun ismini karalamamak için söylemeyeceğim çünkü tüm devlet kurumları çok benzer hatalar yapıyorlar, ama gayet bilinen bir kurum olduğunu söylemekle yetineyim. Kadın bana kendi kurumlarına küme bilgisayar aldıklarını ama bir senedir makinelerin “yattığını” (bu kelimeyi aynen kullandı) çünkü yönetecek elemanlarının bulunmadığını söyledi. O anda baya bir sinirlendim tabii, devlet kurumlarındaki yeteneksiz yöneticilerden, bürokrasinin hantallığından, meritokrasi eksikliğinden baya bir konuştum.

Milyonlarca TL harcanarak alınan bu makinelerin parası aslında benim cebimden çıkıyor. Benim ve sizlerin vergileriyle ödeniyor. Bir devlet kurumunda çalışanların böyle bir durumda amirlerine şu iki soruyu sormaları gerekiyor:

1. Bu büyüklükteki hesaplama kaynağına ihtiyacımız var mı? Bu kaynaktan faydalanacak kullanıcılar var mı? Ve halihazırda var olan TR-Grid gibi, Ulusal Yüksek Başarımlı Hesaplama Merkezi (UYBHM) gibi kurumların kaynakları yetmiyor mu? Eğer tüm sorulara cevabınız “kendimize özel yeni hesaplama kaynağına ihtiyacımız var” ise bir sonraki soruya geçin, yoksa bu konuya şiddetle karşı çıkmalısınız.

2. Böyle bir hesaplama kümesi alınırsa bunu yönetecek elemanlarımız var mı? Eğer yoksa bu elemanları gerçekten çekebilir miyiz? Eğer 657/4B ile “teknik eleman” kadrosunda adam alacaksınız bu işi baştan unutun. Zaten devlet kurumu olmanız yüzünden insanlar gelmeyecektir, bir de bu türden bir kadro ile yetenekli insanların geleceğini hiç sanmıyorum. Ki tüm dünyada bu konuda ciddi açık var. Büyük hesaplama kümelerini, gridleri yönetmek kolay değil. Bu konuda yetenek yoksa, bu işi unutun.

Bu türden bir kontrol yapılırsa boşa harcanan kaynaklar azalacaktır diye düşünüyorum. Aslında BAŞARIM09’da ilk gün Hollanda’dan gelen araştırmacı çoğu konuyu iyi özetledi. Avrupa bu konuya bizden çok daha önce başladığı için eşgüdüm konularının önemini kavramış durumda. Bu konularda mantıklı düşünmeli ve doğru adımlar atmalıyız.

Tez Kaynakları

Tez yazarken kullandığım iki önemli site citeulike ve google scholar. Google Scholar ile hem yeni hem de önemli, fazla sayıda atıf almış makaleleri bulabiliyorsunuz. Citeulike ise bu makaleler için bibtex formatında atıf bilgileri sunuyor. Böylece makale bilgilerini .bib dosyanıza tek tek elle girmek zorunda kalmıyorsunuz.

Tez yazarken insanı oldukça rahatlatıyor.