San Francisco Notlari 2 - Chinatown


We hold these truths to be self-evident, that all men are created equal, that they are endowed by their Creator with certain unalienable Rights, that among these are Life, Liberty and the pursuit of Happiness. That to secure these rights, Governments are instituted among Men, deriving their just powers from the consent of the governed.


Amerika Birlesik Devletleri henuz bir koloniyken Ingiltere’den bagimsizligini bu cumlelerle ilan ediyor. Bunlar cok etkili cumleler esasinda, insanlarin esitliginden, ozgur olmalarindan ve onurlu bir sekilde mutlulugu arama haklarindan bahsediyor (Fransiz devriminin etkileri goruluyor). Ve bu haklar hicbir sekilde geri alinamaz haklardan.

Gel gor ki ikiyuzlu bir ilan bu. Daha o zamanlarda bircok haksizlik var ve 1970’lere kadar devam ediyor bircogu. Siyahlarin oy hakkina sahip olmalari, beyazlarla ayni otobusleri/okullari kullanabilmeleri icin uzun zaman gecmesi gerekiyor.

Asyalilar ve ozellikle Cinliler de benzer uygulamalarla karsi karsiya kaliyorlar. 1950’lere kadar oy kullanma ve mal/mulk edinme haklari buyuk oranda engelleniyor. Biraz da bu yuzden kendi toplumsal kurumlarini olusturuyorlar ve mahallelerini kuruyorlar.

San Francisco, en buyuk Cin mahallesine sahip sehirlerden biri. Ve Cin Mahallesi benim bu sehirde en sevdigim yerlerden oldu. Otelime yakin yesil alanlardan Portsmouth Meydaninda sabahlari tai-chi yapan insanlari, aksam torunlarini parka getirmis yaslilari ve etrafta kosturan cocuklari izledim. Renkli pencerelerin onunde asili camasirlarin arasindan goz kirpan hayatlarini merak ettim. Ben, Cin Mahallesini cok sevdim.

<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div>
Portsmouth Meydaninda kagit oynayan yaslilar.

<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div>
Ana caddelerden birine girdiginizde Cin’de oldugunuzu sanabilirsiniz.

<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div>
Kirmizi lambalar.

<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div>
Klasik Cin mimarisi. Sanki Cin’den getirip bu noktaya birakmislar gibi.

<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div>
Ve Banksy. Bana oyle geliyor ki Banksy de burayi cok sevmis. Benim fotografladigim iki cizimi de Cin Mahallesinden.

<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div>
If at first you don’t succeed, call an airstrike.

<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div>
Cable car, Cin Mahallesinden ortasindan da geciyor.

<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div>
Peking Bazaar, mahalledeki ilginc esyalar satan marketlerden biri.

<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div><div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"></div>
Sokak isimleri ayni zamanda Cince de yazilmis. Otobuslerde de ayni zamanda hem Cince hem Ispanyolca duyuru yapiliyor. Belediyenin o mahallede yasayan insanlara saygisi acisindan cok guzel bir ornek bence.


Cin mahallesi hakkindaki yazim burada son buluyor. Sanirim insan bir yeri ziyaret ettiginde iki tur gezi yapabilir. Birincisi turistik mekanlari gezmek (SF icin bu Pier 39, Union Square, Embarcadero vs). Yapilabilecek ikinci gezi ise sehirlilerin nasil yasadigini gormek, onlarin ayak izlerinden gitmek. Sanirim ben her ikisinden de bir miktar yaptim. Bir sonraki yazim San Francisco parklari ve muzeleri hakkinda olacak :)